Ana içeriğe atla

Bravo Bana! Üçüncü Kazamı Yaptım!

   Sabahın köründe kalkmış işe gidiyorum arabamda LPG bitmek üzere.Henüz yolun birinci kilometresinde teklieen motor ile LPG'nin bittiğini anladım , arabayı benzine alarak yoluma devam ettim. Benzinle gitmek daha pahalı olsada yapacak birşey yoktu geç kalamazdım. Yeni keşfetmiş olduğum güzergahla birlikte iki dakika kazanmanın verdiği keyifi hiçbirşeyin bozamayacağını düşünüyordum.
   07:59 da girmiştim içeriye fakat bir türlü kartımı okutamıyordum.Sorun insan kaynaklarındaki arkadaş gelince anlaşıldı. Cüzdanımı sert tutsun diye cüzdanımdan çıkarmamış olduğum eski firmanın kartını okumaya çalışan cihaz hep aynı sesi çıkartıyordu... Zorrtt!!!
   Yoğun bir iş temposunun ardında saat 17:15 olmuş , zil çalmış , yavaştan toparlanır pozisyona gelmiştim. Arabaya doğru yürüdüm.Bindim ,çalıştırdım.Boşalan depoyu doldurmam gerekiyordu , LPG istasyonuna gittim biraz LPG aldıktan sonra yoluma devam ettim.Sıradaki durağım badi salonuydu. Gidemedim!
    Serdivan tarafından çark caddesine doğru ilerliyorum. Askeriyenin önündeki kasisten geçtim, sol şerit sıkışıktı biraz aceleci davranarak sağ şeride geçtim. Yolumda normal hızımda ilerlerken sol şeritten bir araç caddeyi boylu boyuna geçmeye çalışan bir araca yol vermiş. Adamda (sonradan öğreniyorum ki öğretmenmiş , okuldan çıkmış) karşı şeridi tıkamamak için biraz hızlı bir şekilde geçmek istedi ki önüme bir anda çıktı.
    Arabayı gördüm metalik gri Fiat Siena. Anında frene bastım fakat yollar yağmurdan dolayı ıslak. Araba kaymaya başlayınca çarpacağımı anlamıştım zaten.Sağ tarafımda bolca yayayı görebildiğim kaldırım var. "Acaba sağa kırsam mı? Biraz kırsam belki kurtarır! Hadi!!!" Ne hacet! İmkansız!... Buz üzerinde dans eden sporcular gibi kaymaya başlamıştım bir kere. Bodozlama girdim!...
     Vurduktan sonra "Eyvah , Sıçtık , Offff şimdi iki saat uğraş!!!" cümlesi içimden geçerken , gözlerim adama bakıyor, ellerim ise adamı alkışlamakla meşgul! Arkadan çalan kornalar! Sanki biz orada bedavaya duruyoruz.Adam dörtlüleri yakınca bende yaktım. Dışarı çıktı ben hala içerdeyim. Merak bile etmiyorum ne kadar göçtüğünü. Sinir katsayım o kadar yüksek ki. Kapımı zorladım açılmadı.Mecburen sağdaki kapıdan indim. Adamda cep telefonu teknolojik tabi. Şak şuk başladı fotoğraf çekmeye. Tutanak tutmaya karar verdik. Ellerim titriyor. torpidodan bir türlü kaza tespit tutanaklarını bulamıyorum. Raporları buldum başladık doldurmaya o sırada kökü'yü (Onur Kökümer) aradım sağolsun geldi. Çok yardımcı oldu kendisine buradan teşekkür ediyorum. Sonuçta tutanağı doldurduk , gerekli fotokopileri çektik , selamlaşarak ayrıldık. İkimizin akşamıda zehir oldu tabiki. Arabaya en ihtiyaç duyduğum zamanlarda arabasız kalmak sıkıntı verici doğrusu.
    Madem böyle bir olay başıma geldi eğer sizde yaralanmasız kaza durumunda neler yapıldığını anlatayımda Allah korusun başınıza böyle bir olay gelirse ne yapacağınızı bilin.

1- Kaza olduktan sonra araçları hiç bir şekilde hareket ettirmeden olabildiğince çok açıdan fotoğraf çekin. Yaralanma olmamışsa polis çağırmanıza gerek yok.
2- Yanınızda mutlaka iki adet kaza tespit tutanağı olsun.Resimleri çektikten sonra araçlarınızı trafiği engellemeyecek bir yere çekin.
3- Kaza tespit tutanağını eksiksiz doldurun ve imzalayın. Örnek...
4- Bir fotokopici bulup ; İki araç sürücüsününde
a)Kazar tespit tutanağı.
b)Ehliyetinizi , ruhsatınızı..
c)Sigorta poliçenizi.
d)Nüfus cüzdanınızın ikişer adet fotokopisini çekip ,bir takımımını kendiniz alın diğer takımı diğer araç sürücüsüne verin.
5-Artık diğer sürücüyle işiniz kalmıyor gibi birşey. Aracınızı sanayiye götürün kaportacıya verin. Artık evrak takip işlerini kaportacılar yapacak. 
6-Çağırılan denetçi tarafından kim suçlu bulunursa hasarı o aracın sahibinin sigorta şirketi karşılayacak

   Herkese kazasız belasız günler dilerim. Saygılarla..

Bu Blogun Şarkısı : Umut Kaya : Senin Gibi Olsun (Çünkü o kaza olurken bu şarkı çalıyordu :) )


  

Yorumlar

  1. Geçmiş olsun. 2. ve 1. kazaların nasıl oldu merak ettim. :)

    YanıtlaSil
  2. @deniz
    1. kazamı geri geri giderken basket direğine vurdum :)
    2. kazamı sokağa dönerken adamın biri geldi çarptı..

    küçük kazalardı Allahtan :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Para Yatıramama Macerası

     Neymiş Gebze'de yüksek lisans varmış.. Oraya başvurmam lazımmış.. Aradaki zamanı boş geçirmemem gerekirmiş.. Peh!! .. Kendi kendime söylediğim bunca şeyden sonra Yüksek Lisans maceram galiba mutlu sona varamayacak...      Planlar 1 ay önceden yapıldı halbuki. Salı günü para yatırılacaktı. Çarşamba günüde arkadaşın sınavı olduğu için beraber gidilip hem bize öncülük edecekti , yol yordam gösterecekti hemde kısa bir gezi yapılmış olacaktı.      Salı günü 12:30 sularında evden çıkıyorum. Görev: Akbanktan para çekilmesi sonra gidip Vakıfbanka yatırılması. Akbank ATMlerinde sıra olmayışı beni bir hayli şaşırtıyor bir yandan da   yüzümdeki sırıtık ifadenin  çıkmasına yol açıyor. Akbank ATMsini ilk defa bu kadar boş görüyordum ve bir hışımla 150TL'yi hesabımdan elim titreyerek çekiyorum. Hızlı adımlarla vakıfbanka yürüyorum. 12:50 civarında Vakıfbankın kapısına kadar geliyorum.. Sürpriz!!! Banka kapalı. 13:30 da açılac...

Fireli Ağırlık Hesap Cetveli

               ------Bıdı bıdı Bölümü Başlangıcı------ Toplam okuma süresi 9 Dakika      Aylar geçti uzun zaman oldu bir şeyler yazamıyordum. Blogspot'un ileri ve çağdaş ülkemiz sınırları içerisinde erişiminin engellenmesi sinir bozucu bir durumdu ve bir çok yazar gibi benim de hevesimi kırmıştı. Gerçi benim gibi az okuyucusu olan bloglar için değil de yüksek okuyucuya ulaşan bir yazarın sinir katsayısını düşünemiyorum.          Neyse bu geyikleri geçelim. Hem ayrıca "Aaa serhat yazmıyor artık" diye vahvahlanan da kimse yoktur zaten.         Şimdi vatana millete azıcık yardımcı olalım dedik ve kendim hazırlamış olduğum Fireli Ağırlık Hesap Cetvelini burada sizlerle paylaşacağım. -----Bıdı bıdı Bölümü Bitişi------       Öncelikle fireli ağırlık nedir ona bir göz atalım ;        Bildiğiniz üzere (veya bilmiyorsanız öğrenin) Ham maddeler veya ...

Yüzyılın En Gereksiz İcadı : Tekerlekli Market Sepeti

              Henüz marketten yeni geldim eve ama kullandığım bu iğrenç buluşu? sizlerle paylaşmak isterim. Aslında ben yeniliğe açık bir insanım yeni tasarımları severim ama bu gereksiz araç canımı çok sıktı.İsminde bir kere hayır yok. Tekerlekli market sepetiymiş. Sepet olarak kullanırsan çok ağır. Çekçekli araba olarak kullanırsan dengesizlik abidesi. Kim tasarlamışsa halt etmiş. Ne ağırlık merkezi hesabı yapmış ne ergonomi. Neyse sözün kısası şu olur ki eğer markete giderseniz ve bu ürünlerden görürseniz sakın kullannmayın kanser olursunuz. Test ettim onayladım sinir krizi geçiriyordum neredeyse. İilede bakacağım neymişki bu diyorsanız. Buraya Tıklayın